GELİN, ÖN YARGIYI BİRLİKTE KIRALIM!27/09/2020

Fen Bilimleri, günlük yaşantımızın her anında bilerek ya da fark etmeden kullandığımız bir derstir. İçeriğindeki özellikle bazı fizik konuları sebebiyle önyargılı bir şekilde zor bir sayısal ders olarak görülmektedir. Halbuki günlük hayatımızdan verilecek örneklerle konuyu somut bir şekilde basitleştirerek öğrenciye sunmak, bu önyargıyı dağıtmaktaki birinci basamaktır. Örneğin, kapalı bir kapta sıvıya yapılan 5 Pascal’lık basıncın sıvı tarafından her noktaya aynı büyüklükte iletildiğini ve dolayısıyla basınç artışlarının belirtilen noktalarda aynı olduğunu söyledikten sonra öğretmenin sınıf ortalaması düşük bir yazılının ardından herkese motivasyon amaçlı 5’er puan vereceğim demesi durumu somutlaştıracaktır. Bu da çocukların zihninde aslında bu soru çok da zor değilmiş, tekrar sorulursa artık yapabilirim demesine sebep olacaktır. Bu durum, çocuğun öz güvenini arttırmakla beraber, zihnindeki fenle ilgili ön yargının da dağılmasını sağlayacaktır. Unutulmamalıdır ki başarının kapısını aralayan en önemli etkenlerden biri de kişinin öz güvenini açığa çıkartmaktır. Yani kendisine yapabildiğini inandırmak ve bunu ona göstermektir. Çocuklara potansiyellerini açığa çıkartmaları için sadece fırsat tanımak değil, onlara bu yolda motive edici rehberlik yapmalıyız.
 
8 çocuklu bir aileden gelip, Mardin’de doğup, ilk eğitimini burada tamamlamış olan Prof. Dr. Aziz Sancar yurt dışında yaptığı çalışmalarla ülkemizi temsil etmekle kalmayıp, “Hücrelerin hasar gören DNA’ları nasıl onardığını ve genetik bilgisini koruduğu” nu haritalandıran çalışması sayesinde 2015 Nobel Kimya ödülünü kazanarak, Türk gençlerine imkansızlıklara rağmen eğer isterlerse başaracaklarına dair ümit ışığı olmuştur.


Çocuğu öğrenme sürecine dahil etmek aslında biraz da biz öğretmenlerin elinde. Evet, çocuğun içinde öğrenme hevesi olacak ama olmayanları da ilgi alanlarından yakalayıp, örneğin taraftarı olduğu takımdan, ilgilendiği spor dalından, dinlediği müzik ya da müzik grubundan söz ederek onu önemsediğimizi, değer verdiğimizi hissettirerek kazanabiliriz. Bu sayede bir çocuk değil, ileride farklı pozisyonlarda ailesini gururlandırabilecek, ülkesine hizmet edebilecek bir vatandaş kazandırmış olacağız. Tabiki her çocuktan bir doktor ya da mühendis olmasını beklemek doğru olmayacaktır. İlgi duyduğu alanlara onu yönlendirerek örneğin kültür, sanat ya da spor dalları gibi alanlarda ülkesini temsil ederek, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bu Cumhuriyet’e layık olacaktır. Sonuçta her öğrencinin bilişsel yapısının farklı olduğu unutulmamalıdır. Farklı zekâları, farklı alanlara yönlendirip, doğru rehberlikle gelişimlerine katkı sağlayabiliriz.

Fen derslerindeki başarının artmasında, derse katılımı etkileyen unsurlar arasında en önemlilerinden biri bireylerin öz düzenlemeleridir (Yetişir ve Ceylan, 2015). Bireylerin fen derslerine aktif olarak katılımı sağlanıp, sorgulama ve ifade yetenekleri geliştirilerek fen dersine duyulan ilgi artırılabilir ve öz düzenlemelerinin gelişimi sağlanabilir (Sarıduman, Bektaş ve Hamalosmanoğlu, 2018). Öz düzenlemelerini tam anlamıyla yapabilen kişiler, kendi yönelimlerini gerçekleştirerek başarılarını artırabilmektedir (İsrael, 2007).

Öğrenme yönelimi, kişinin bilgiye ulaşarak karşılaştıkları içeriği benimseyip mükemmelliğe ulaşana kadar bu içeriği geliştirmesi ve konulara hâkimiyeti içeren, öğrenim sürecinin etkili bir şekilde ilerleyebilmesi için öğrenme sürecinin değerli olması olarak tanımlanabilir (Wood ve Bandura, 1989; Zimmerman, 2002).

Başarı açısından yönelim ve öz düzenlemenin etkisi olduğu kadar bireylerin öz yeterliklerinin de oldukça önemi vardır. Çünkü öz yeterlik bireylerin belirli bir seviyeye çıkabilmelerini sağlayacak faaliyetleri örgütleme ve ortaya koyma kabiliyetidir (Bandura ve Cervone, 1986). Bireyde öz yeterlik arttıkça ortaya konulan çaba ve sabır artarak başarı artmaktadır (İsrael, 2007).

Anahtar Kelimeler: Ön yargı, öz güven, motive etmek, ilgi alanları, önemsemek, değer vermek, öz düzenleme, öz yeterlilik, yönelim
         
Kaynaklar:
Bandura, A. ve Cervone, D. (1986). Differential engagement of self-reactive influences in cognitive motivation. Organizational behavior and human decision processes, 38(1), 92-113.
İsrael, E. (2007). Özdüzenleme eğitimi, fen başarısı ve özyeterlilik (Doctoral dissertation, DEÜ Eğitim Bilimleri Enstitüsü).
Sarıduman,    İ., Bektaş, O. ve Hamalosmanoğlu, M. (2018). Farklı fen bilimleri öğretmenlerinden ders alan 6. sınıf öğrencilerinin fene yönelik bakış açıları. İlköğretim Online, 17(3).
Yetişir, M. İ. ve Ceylan, E. (2015). The adaptation of students’ adaptive learning engagement in science scale into Turkish. Elementary Education Online, 14(2), 657-670.
Wood, R. ve Bandura, A. (1989). Impact of conceptions of ability on self-regulatory mechanisms and complex decision making. Journal of personality and social psychology, 56(3), 407.